5 Mart 2014 Çarşamba

O Kişi, İçimdeki

Tekrar yanındayım içimdeki ses. Senden ne kadar kaçmak istesem de bunu beceremiyorum ne yazık ki. Hep yanımda mı olacaksın? Hiç güzel şeylerden bahsetmeyecek misin? Bahsettiğin güzel şeyler ne zaman yalan, boş hayaller olmayacak? Ne zaman gözüme açık ve net gözükecek ilerisi? Yine de senden başka bir dost göremiyorum. Haklısın durum bu kabullenmek gerekli. Seninde elinden bir şey gelmiyor bunu anlamalıyım.

O benim içimde ve sürekli doğruları söylüyor; ama bu doğrular sadece benimle ilgili. Başka zamanda konuşmuyor zaten. Onun dediklerini yok saydığım çok zaman olmuştu. Şimdilerde onu dinliyorum sürekli; bana bir çıkış yolu sunmuyor, hatta belirsizlikleri gösteriyor desem yanlış olmaz. Doğru olanda bu zaten ilerisi için hiçbir şey belli değil. Ve bazen başka insanlara kulak vermeyi yeğliyorum. Baş başa kaldığımızda dediklerimde haklı olduğumu görmüyor musun? diyor. Ve uzaklaşıyor hemen oradan. Kendi kendime konuşuyorum saatlerce; yeni yeminler türetiyorum, tanımlar yapıyorum kendime. Sonra ne mi oluyor? Her şey  olduğu gibi kalıyor.

Onun bana dayattığı kuralları saysam, bazı kısımları çok komik olur. Diğer kısımlar ise, çoğu uygulanması imkansız sözlerden ibarettir. Bir kaçını sıralayayım: Hiç bir zaman sohbeti başlatan, söz açan sen olma. Gereksiz konuşan insanların saçmaladıklarını fark ettirecek sözler söyle, Hiç bir zaman ağlama.(bunu senelerdir uyguluyorum), Hiç bir zaman yalnız kalma; kalsan bile bir meşgale bul kendine ve onunla uğraş, Gününün en az 5 saatini öğrenmeye ayır...Doğruları söylediğini fark ettiniz mi sizde? Bence bunların hepsi doğru. Ve ona yabancı kalmayı değil onunla arkadaş olmayı başarabilirsem eğer benim içim eminim ki huzurla dolacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder