Doğru olan insanca yaşamaktır. Peki nedir insanca olan şeyler? Bizi mutlu eden, özgür olduğumuzu hissettiren anlar mı ? Dünya insanca yaşanabilecek bir yer mi ? ..... İnsanca olan makineleşip hayatını çalışmaya adamak, kendini unutmak mı ? - Hayatı unutmak. Yoksa düşünmeden sözler söyleyip, çekinmeden ağlamak, yalvarmak mı ?- İçki içmek, plan kurmamak, kuralsız olmak, düşündüğünü o anda gerçekleştirip büyüsünü yüz yıllarca hissetmek mi, hiç bir zaman unutmamak mı ? Kendine saygı duymaktır insanca olan, istediğini yapmak değil. Kendi fikirlerine, bedenine, hatalarına ve başarılarına saygı duymaktır. İnsanca olan zararsız, acısız olandır. Bütün her şeyi sürekli hissetmektir, kendini unutmamaktır, farkında olmaktır yaşadıklarının. İnsanca olanın yönü insanca yaşamaktır; başka bir şey değil. Bu kadar nettir doğanın bize emrettiği. Tüm kötülüklerin giderilmesini sağlayacak şifre. İnsanca olan şeylerin belirlenmesine gerek yoktur.Her insan doğası gereği insanca olan eylemleri bilir.
Lüzumsuz bir hayat sürmek istemezdi oda eminim. Ölümün insanca olmayanıdır bu hiç doğmamaktır, oysa ki ölüm: var olanın yitirilmesidir.
Arzularını başkalarının acılarından daha fazla önemsiyorsan eğer kötü bir insansın demektir.
Sadece ufacık bir şey gerçeğini değiştirir; beklenti.
Bir insanı mutlu ederken kibirliyseniz kötü; mutluysanız iyi bir insansınız demektir.
Politikacılar için kelimelerin bir değeri yoktur.
Saatlerce bir insanın konuşmasını dinleyemezsiniz; ama bir monoloğu okuyabilirsiniz.
15 Temmuz 2012 Pazar
13 Temmuz 2012 Cuma
Kan
Sürekli devam eden kavga, gizlenmiş yaraların getirdiği azim
Sakinleşince anlamsızlaşan görüşler
Kirli pencerem olduğu içindir belki hiç değişmiyor
Artık güller dikenli değil, kanlı olarak anılıyor
Sabahın ilk saatleri: yüzüme çarpan rüzgâr
Hayatta olmanın hazzını yaşatan mavi ve beyazdır
Akşam olur kararır her şey yalnızlığımla
Gerçek: karanlıktır dedirtir insana acınası her hatıra
Pınarlar sıradanlaşmıştır sahteliğimizden
Sevinçler kibrimiz olacaktır ilerleyince zaman
Sargılı dayanaklarımıza her gün bir destek daha
Karaladığımız sayfalar… Nedeni belirsiz başarıya
Sanrılara tutunup yaşamıyoruz değil mi bu hayatı?
Kan görünce sustum, kayboldu sorularım.
11 Temmuz 2012 Çarşamba
Islıklar Ve Alkışlar
Her zaman doğruları öğrenmeyi, insanların doğruları bilmesini istemişimdir bu hayatta. - Neden bilmem.' Bana ne ki başka birinin düşüncesinden ?' diyemedim hiç bir zaman. Gördüklerim, anladıklarım ve düşündüklerimin neticesinde, insanlığı uyandırmak istedim; mutsuzluğun gereksizliğinden rahatsız olup, mutsuzluğu yok etmenin yollarını araştırır dururum bu zamana kadar. İnsanların acizliğiydi bence bunun sebebi; istekler, amaçlar değil; toplumsal yaşamın getirdiği güvensizlik ve umutsuzluktu. Ama insanlara güven olmaz. İnsan bir makine değildir; hiç bir zaman net olamaz, ne yapacağını tam olarak kendi belirleyemez. Bu yoldan hareketle, bir sonuca varmıştım ve o gün bugündür gaipten başarımı alkışlayan insanların seslerini duymaya başlamıştım. Görmek istediğim görüntü oydu; doğruları gülerek söyleyen ümitsizlerde oradaydı, cehennemden korkan fakat cennetin güzelliklerini arzulamayan, hayatın sonunda sadece olumsuz bir durumun olmamasını kâfi gören karamsarlarda. Unutmaktır insanın tek gayesi; unutun her şeyi... ama birbirinizi mutsuz etmeden yapın bunu.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)