4 Nisan 2015 Cumartesi
Anlat Bana
İçim öyle doluyor, ruh halim bana öylesine çaresiz görünüyor ki, tam o sırada karanlık beni katıyor kendine.Yalnızlığımla mutluyum diyorum. Sonra ötesini görüyorum, daha da kötüleşiyor her şey, birinin beni anladığını fark ettiğimde. Değer vermeyi bilmiyorum ben. Boş hayaller kurmaktan hoşlanırım, adım atmaktan korkarım. Hakiki bir adımdan bahsediyorum. Beni tuz parça edebilecek bir tehlikede iken nasıl olur da kendi oyunumu sergilerim diye düşlere dalarım! Sonra bunlardan da bıkarım, artık hüznümün zevkinin cılkını çıkmış, emzikte pekmez bitmiştir! Sonra gerçek tüm kuruluğu ve geleneği ile karşıma çıktığında o eski çaresizliğimi özlerim, durduğum yerin daha sınırlı olduğunu anlarım. Biraz umut ne iyi olurdu şimdi! Biri bana inanmadığım şeyleri aşkı, umudu, geleceği...hevesle anlatsa.
11 Ocak 2015 Pazar
Nevrotik İçsellik
onu tanımış olmak
bir anlam olamaz senin için
kopuk bir çizgi
tıpkı bir rüzgar gibi
gelip geçecek yanından
fark ettirecek belki
ama bu önemli değil
çabuk gidecek zira
öyle ki ölümü hatırlatır
organ kadar etkili olmasa da
hissedersin eksiklik acısını
bir dostun
bunların hiçbiri olmayacak
öyle pasif ki bir boşluk gibi
sadece başkaları için
bir anlam olamaz senin için
kopuk bir çizgi
tıpkı bir rüzgar gibi
gelip geçecek yanından
fark ettirecek belki
ama bu önemli değil
çabuk gidecek zira
öyle ki ölümü hatırlatır
organ kadar etkili olmasa da
hissedersin eksiklik acısını
bir dostun
bunların hiçbiri olmayacak
öyle pasif ki bir boşluk gibi
sadece başkaları için
Kaydol:
Yorumlar (Atom)