Gökyüzü bulanıklaşır ben on sayfa yazmış olurum
Zaman bana ihanet eder o bana asla
Bana şöyle seslenir özgürlük
Arkadaşımsın sen benim boş ver
Sonra biri uyanır içimde
Anımsarım konuşurken dumanı içime çekişimi
Dostlardan bıkmıştır gözlerim
Süsüm olamaz artık iki hoş söz
Nereye gidelim şimdi sen söyle yavru kedi
Hilekârların olmadığı bir yer yok
Güneş bize küsmüş, ay karamsar
Sen söyle yavru kedi nereye gidelim
27 Mayıs 2013 Pazartesi
5 Nisan 2013 Cuma
Sessizlikten Korkuyorum
Birden bire her şey son buluverir; Şarkılar sıradanlaşır, dostlar yolculuğa hazırlanırlar, güneş açar ama hissizlik başlar, git gide daha basitleşir duyduğum sözler. Ve sebebin o olmayışını görmek, derin bir sessizlik uyandırır ruhumda; bağırmak, koşmak, ıslanmak ve onu tutmak isterim oysa ki. Zira ben sessizlikten korkarım; yalnızlıktan değil. Bir şarkı çalsın ben yürürken gök kuşağında, yanımda kimse olmasın, ağlasam da o sıra mutsuz değilim aslında sessizlikte olduğum kadar. Söze devam et yabancı. Devam edeyim öyleyse. Şimdi söyleyin bana düşündürür mü sizi, sizin üzdüğünüzü bilmediğiniz insanlar? Kandırabilir misiniz bir deliyi? Çok gülünç haliniz. Ben sessizliğimi böyle bastırmam.
12 Mart 2013 Salı
Adalet
Hangimiz gerçeği söylüyor?- Bilmiyorum. Günün birinde düşer o kelimeler sağlıksız bir kişinin ağzından; Damla damla akıtır kanını adaletin. Adalet: kanlı bir denizdir. Bütün ruhlar, ancak bu kadar akmasına dayanabilirler bir müddet. Özüne dönmek istese de deniz, bağırmaya başlarlar. Susturun şu acı veren kişiliksizi diye. Çocuklar daha şiddetli ağlamaya başlarlar. Ne olacak der korkak ruhların hepsi, ne olacak şimdi? Çocuklar büyüyünce ağlamaları da geçecektir der bilgeler. Tüm tinler adalet böyle mi kalacak peki? diye sorarlar birbirlerine; Bu halde kalırsa yeni doğan çocuklarda sürekli ağlamayacak mı? diye sorar, kanını akıtan adaletin. Tüm korkak ruhlar çıkar kollayanlar tarafından çalıştırılır, ara ara mutluluk hissi uyandırılır onlarda. Keyfi yerine gelen tüm ödlekler, keyfimiz yerinde, adalete artık ihtiyacımız yok, geçmişi ve yapılan kötülükleri yok saymalı diye düşünür. Ve adalet kirli bir deniz olarak yalnız bırakılır. Şimdi yeryüzünde adaletten daha güzel bir deniz kalmamıştır. Seyredilesi, ruhu sakinleştiren ve içi huzurla dolduran. Hepsi birbirlerinin çirkin yüzlerine bakmayı tercih ederler, utanmamak için doğadan. Ve böyle sürdürürler yaşamlarını. Sıkıntı, inleme içinde, son dakikalarını yaşadıklarını anladıklarında ''keşke'' derler bakıp gökyüzüne. O an, iner siyah bir perde, acımasızca; şuur yok olur. Yeni çocuklardadır macera sırası şimdi.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)