12 Mart 2013 Salı
Adalet
Hangimiz gerçeği söylüyor?- Bilmiyorum. Günün birinde düşer o kelimeler sağlıksız bir kişinin ağzından; Damla damla akıtır kanını adaletin. Adalet: kanlı bir denizdir. Bütün ruhlar, ancak bu kadar akmasına dayanabilirler bir müddet. Özüne dönmek istese de deniz, bağırmaya başlarlar. Susturun şu acı veren kişiliksizi diye. Çocuklar daha şiddetli ağlamaya başlarlar. Ne olacak der korkak ruhların hepsi, ne olacak şimdi? Çocuklar büyüyünce ağlamaları da geçecektir der bilgeler. Tüm tinler adalet böyle mi kalacak peki? diye sorarlar birbirlerine; Bu halde kalırsa yeni doğan çocuklarda sürekli ağlamayacak mı? diye sorar, kanını akıtan adaletin. Tüm korkak ruhlar çıkar kollayanlar tarafından çalıştırılır, ara ara mutluluk hissi uyandırılır onlarda. Keyfi yerine gelen tüm ödlekler, keyfimiz yerinde, adalete artık ihtiyacımız yok, geçmişi ve yapılan kötülükleri yok saymalı diye düşünür. Ve adalet kirli bir deniz olarak yalnız bırakılır. Şimdi yeryüzünde adaletten daha güzel bir deniz kalmamıştır. Seyredilesi, ruhu sakinleştiren ve içi huzurla dolduran. Hepsi birbirlerinin çirkin yüzlerine bakmayı tercih ederler, utanmamak için doğadan. Ve böyle sürdürürler yaşamlarını. Sıkıntı, inleme içinde, son dakikalarını yaşadıklarını anladıklarında ''keşke'' derler bakıp gökyüzüne. O an, iner siyah bir perde, acımasızca; şuur yok olur. Yeni çocuklardadır macera sırası şimdi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder