5 Mart 2014 Çarşamba

Bu Sefer Gündüzken Yazacağım

Neden bilmem böyle bir istek geldi birden bire. Yazar olmak için gerekenler diye bir yazı okumuştum ondan olabilir sanırsam; ''yazar olmanın en önemli şartı sürekli yazmaktır.'' diyordu zira. Nelerden bahsedeyim?-Sen söyle. Bilmiyorum nelerden bahsedeceğimi. En basiti bugün yaşadıklarını anlat. Ne lan bu bir rapor mu? Ben hissettiklerimi anlatacağım; en kolay yazı konusu: günlük.

Bugün de değişen pek bir şey yok aslında. Sınava çalışacağım birazdan. Sabah kalktığımda saat on iki buçuktu. Geç kalktığım günlerde her zaman daha aceleci davranırım ben. Bir yere mi yetişiyorum?- Tabi ki hayır. Bunu mantık çerçevesinde yapmıyorum zaten. Ruhum böyle benim. Bir yere yetişmeye çalışıyormuş gibi hareket ederim her zaman. Çok dakikimdir bu yüzden. Bu fena bir özelliktir; beni çıldırtır her seferinde. Öteki türlüsü daha fena olurdu belki bilmiyorum. Ben her defasında geç kalmam bir şeye. Ama bu sadece ulaşmak bakımından böyledir; ders konularını yetiştiririm, sınava, arkadaşlarımla buluşacağım yere zamanında giderim; Ama konuların hepsini tam anlamamışımdır, ne konuşacağımı ne yapacağımızı tam olarak belirleyememiş vaziyetteyimdir. Bu demek oluyor ki kendime çok kötü şekilde davranııyorum, saygısızlık yapıyorum; ama kimseyi engellemek istemiyorum. Ben böyle bir karakterim işte; insanlara hassasiyetle, kendime karşı umarsızca yaklaşırım. Geçen bir söz gördüm Facebook' ta, Dostoyevski'ye ait miş; Neydi dur bir bakayım."Herşeyden öte, kendine yalan söyleme. Kendine yalan söyleyen ve kendi yalanlarını dinleyen adam, içindeki veya etrafındaki gerçeği ayırt edememe noktasına gelir, ve hem kendine hem başkalarına olan tüm saygısını yitirir. Ve saygısı olmadan sevemez hale gelir." Bu sözü aramak tam 5 dk mı aldı. Bu sözleri okuduğumda daha da iyi anlıyorum bu durumun nedenini. Kendime yalan söylüyorum ve kendi kendimi kandırabiliyorum. Ama insanlar karşısında bu kadar başarılı değilim demek ki veya yalan söylemenin çok zor bir şey olduğunu bildiğimdendir.

Evet bu günlük, günlük yazım bu kadar. Ne diyeyim başka....Etkileyici bir son; Bu kadar basit olmamalı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder