Niye uyumuyorum diyordum bende kendi kendime. Niye uyumuyorum acaba? Yarın sabah 7 de kalkamam gerektiği halde. Bir şey unutmuştum sanki. Düşünmeden oturdum bilgisayarın başına; bir saat boyunca televizyonda oyalandıktan sonra. Şimdi yazmaya başlıyorum ve kaderi gerçekleştiriyorum.
En çok kızdığım insanlar, hani şöyle laflar edenler vardır ya ''hayat sen üzgün olsan da geçecek üzgün olmasan da hayattan tat almaya bak.'' İşte o kişilere sinirleniyorum. Bu sözler belki de pes etmişliğin bir getirisidir; ama ne olursa olsun bunu söylemek yanlıştır. Çünkü hayat hiç bir zaman iyi bir yer olmayacak, her zaman iyileştirmek zorunda kalacağız. Bunu yapabilmek için çoğu zaman farkında olmak gerekir; ben kötü bir şeyler sezinlediğin de gülen insan hiç görmedim ya da mutlu olan, herkes bir yol aramaya koyulur o vakit.
Doğa'nın kuralları. Eskiden doğa deyince aklımda şöyle ılık rüzgarlı bir hava, çimenler ve temiz bir ortam aklıma geliyordu; aklıma artık sadece bir yargıç geliyor. İnsan doğanın bir parçası ama beyni değil. Biz kendi vücudumuzu yaralayan asalaklarız. Bunu yapıyoruz ve bunun sonucunda cezalandırılıyoruz fakat cezayı Doğa'ya ihanet edenler değil, bazı etkilerle cahil bırakılmış insanlar çekiyor. Bu durum benim içimi sızlatıyor; Yani bir insanın başka bir insanı sınıflandırması, cezalandırması kısacası kullanması. Bunu insan üstü hiç bir varlık yapamamalı. Bilmiyorum belki çoğu kişi farkındadır kendimizin Nietzsche'nin dediği gibi bir yanına insan diğer yanına tanrı diyoruz. Bu sözün eş değer tanımını şöyle yapıyorum; bir yanımız dürtüsellikten diğer yanımız ise, sadece yorumdan ibarettir. Yorum insanın tam olarak olmasa da yapabildiği kendine özgü tek eylemidir. Dünya'daki yönetenlere, zulmedenlere, ihanet edenlere durum çok açıksa çoğu kişi üzülmez fakat onlarında yapabileceği hiçbir şey yoktu, salt gerekeni yapıyorlardı. Onların yorumlarını okuduğuzda bir saçmalık, bayağılaşmış bir basitlik göreceksiniz. Eylemler her zaman bir insanın yorumlarından daha üst tutulur bunun nedeni eylemlerin insanların gözünde daha anlaşılmaya yatkın olmasıdır. Bu yolla insan şu şekilde düşünür; bunları yapabiliyorsa düşünceleri çok mühim olmalı.
Bitirmeden önce şu duruma da açıklık getireyim. Yorumlarda, insanın kaderi dışında olan bir şey değildir, dile getirilmeleri bakımından kendilerine özgüdür sadece. Kaderi etkilemede insanlar yorumları bakımından da işlevsizdir çünkü daha önce de belirttiğim gibi yorumları yaşadıkları durumlarla parelellik gösterir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder