5 Mart 2014 Çarşamba

Kurgular, Bu Kadar Basit Olmamalı

Tekrar düşüncelerim, anlamsızlık, geleceğim ve yine buradayım. Yaşamım bu döngüden vazgeçemiyor; çok seviyor olmalı. Umutsuzluğa düşmem de bir hayır vardır diye düşünüyorum çoğu zaman; ama bu benim umutsuzluğumu gidersin diye mi, yoksa gerçekten böyle düşünmek istediğim için mi ?-Bir karara varamıyorum; ne yapayım öyleyse diyorum, bir çıkışa varamıyorum sonra; her zaman ki gibi. Sadece kendi dertlerimi deşip duruyorsam bu yalnızlığımdandır; karakterimin bütün sorunlarını sıralıyorum kendi kendime, sonra çözüm yolları arıyorum; dalıyorum, gidiyorum uzak bir yerlere daha doğrusu kaçıyorum çünkü bu gerçeği yani hiç bir şeyin benim elimde olmayışını bilmek, beni buna zorluyor. Herkes için bazı şeyler zorunlu hale gelmiştir. Ve insanlar sadece o eylemler üzerine eğilim gösterirler, sonucunu çıkarıyorum; benim için zorunlu olan ne olacak diye düşünüyorum ardından, ne olacak ? Umarım iyi bir şeyler benim için zorunlu hale gelir.

Bugün kitap okumuşluğu olan çoğu kişinin okuduğu'' Uçurtma Avcısı '' romanının son otuzuncu sayfasına geldim. Roman aslında benim için okuduğum övgülere baktıktan sonra önemli bir konumdaydı; fakat artık değil. Bu kadar basit olmamalıydı; yani kurgular bu kadar basit olmamalı. Bu bir roman diyorlar alıyorsun eline ve yüzüncü sayfaya geldiğinde, bütün hikayeyi zaten çözmüş oluyorsun. Bu kurgunun basitliği artık beni roman okumaktan uzaklaştırabilir dereceye gelmiş vaziyette. Romandan bana kâr kalan sadece bir mesajdır; ''Suç ve Ceza: kader, tüm yaşadıklarımızdır.'' Sefiller: soğuktan donmak ve açlıktan ölmek üzere değilsen haline şükretmelisin'' vesaire. Bunun dışında bir de genel kültürüm gelişir; ''Dostoyevski kim?'' diye sordular mı, hemen cevap verirsiniz şu kitabın yazarı, rus... Ama tek eksik yer kurgu bu kadar basit olmamalı; yıllar öncesinden iki tanış, yıllar sonra tekrar karşılaşırlar, birini kitabın sonlarına doğru sadece betimlemelerle tanıtırlar, ardından evet o kişi....idi der yazar; polisiye romanlarında ise, katil kitabın en başında verilmiştir ve roman baş kahramanının en yakınındadır, kitabın sonunda felsefe yazarın olmazsa olmazları arasındadır. Kurgular bu kadar basit olmamalı; çözüm yolu öneremiyorum ama bunu haykırmak istiyorum: '' Kurgular bu kadar basit olmamalı ! '' Ha şunu da belirteyim: Dostoyevski'nin kitabını örnek olarak gösterdim fakat o böyle basit bir kurguyu kitaplarında uygulamamıştı en azından okuduğum kitaplarında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder