İşte küslüğüm; kendimi kendime unutturmanın isteğiyle, gereksiz ve saçma bir sebebe bağlanarak başladı. Sancım, ümitsizliğim sanki… Sanki kötü bir şeyler olmadan evvel seziyor ruhum ve istemsizce hata yapıyor, sonra kendine kızıyor, bu kötü sonucun sebebini yaptığı hatalar sayıyor. Ben artık unutmak istiyorum, tüm günümü çalışarak, başarma hedefinde harcayarak ve günün sonunda o yorgunlukla, hiç düşünmeden dalınan uyku gibi soru sormadan, hiç sıkılmadan ve anlamadan yaşamak istiyorum. İstem dışı, plansız, aylak bir adam. Hiçbir sistemimin olmayışını düşünsem de hep planlı hareket ediyormuşum meğer, hep aynı hataları yaparak hep aynı yeteneğimin keşfiyle umut buluyormuşum. Kendimi o kadar iyi kandırıyormuşum ki, sonucunda gerçek dışı bir dünya oluşturuyormuşum kendime. Orada çimlere uzanıp güneşi seyretmeye çalışan bir çocuk gibi hareket ediyormuşum; her güneşe bakmaya çalıştığımda renkler karmakarışıklaşıyor, gözlerim yanıyor ama buna rağmen seyretmeye çalışıyormuşum güneşi. peki neden? - Tabi ki mutlu olduğum için. Bana dostumu bulmama yardım edecek bir kitap ya da bir film bulamadım şu zamana kadar. Ailem; her şeyim yeter bana, onlarda olmasa inan, inan hayal bile edemiyorum, ben ne olurdum?
Etrafındakilerle dalga geçmek amacıyla yahutta amaçsızca yalan söyleyen her kimsenin, sonraki sözleri muhtemelen gerçekler olacaktır.
Birbirlerine tezat görüşler hakkında, eşit dağılımda bilgi sahibi olmayan kişi; hiç bir şeyin savunucusu, destekçisi olamaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder