Zamanın ötesinde olmak, en acı veren şeylerden biridir. Ben zamanın ötesinde olmasam da çünkü; tam olarak emin değilim. Gerçekleşmemiş bir eylemin ileride gerçekleşme ihtimali nedir sizce? Bunu geçmişte yapılan eylemlere bağlarsak, böyle bir olanak yoktur, ki insanlar size ümit etme fırsatını vermezler ise; bu şekilde düşündükleri içindir. Ama değiştiremeyeceğimiz bir şey de yoktur. Aslında; ezber bozmak, alışılmışın dışına çıkmak, kendini yenme arzusu ile yapılan hareketlerde sabit değişmez yaşamın parçalarıdır. Bazı anlar vardır, hayatınızın gidişatının gerçekten sizde olmadığına inandırır sizi. O anlar, hiç bir şeyi değiştiremeyeceğimizin en çarpıcı görünüşüdür. Ama sadece o anla kısıtlı değildir, farkına varılması zor olsa da her anımız kontrol dışı gelişir. Kaderini yenmek gibi bir saçmalık bu yüzden dolayı yoktur. Kaderini yenmeye çalışma, hatta sizin tabirinizle kaderi yenme bile bir kaderdir. Kader sizin yakanıza yapışmış olaylar döngüsü değildir, kader hayatınızın tümüdür. İnsan hayatının gidişatının farklılaşması, yahutta karakterlerin değişmesi de kaderdir.
Size bir sorum var kardeşlerim daha doğrusu anlayamadığım bir mesele: Kader denilince aklımıza dünyada yaşayacağımız olaylar gelir. Bunun sebebi de ölümden sonra yargılanacak olmamız ve amel defterinin bitişi olarak ölümü düşünmemiz.Peki kader Allah'ın yaşanılanları önceden bilinmesi durumu ise; Allah bizim ölümden sonraki yaşayacaklarımızı bilmiyor mu ?
Kırbaç vurulacak insanlar vardır. Onlar, heves kıran atlara benzer, kırbacınızı ne kadar sert vurursanız o kadar hızlı ilerlersiniz hedefinize.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder